04 Ağustos 2006

Ah Hayat

Birkac gundur icimi kemiren dusunceler var, bunlari bu satirlarla paylasmak istiyorum.
Hayat, zamanla icimdeki o safligi-guzelligi aliyor mu-aldi mi yoksa? 10 yil once hayata,olaylara, insanlara bakisimi-icimdeki o coskunlugu hatirliyorum. Oysa simdi , o gunleri mumla ariyorum. Bir agac, bir kus civiltisi, ay-yildizlar vs beni kendimden gecirirdi. Yunus'u-Mevlana'yi okuyunca kanatlanip ucasim gelirdi. Simdi ise icime baktigimda o coskunluktan eser bulamiyorum.
Oysa, her gecen yil, olgunluga giden yolda bir adim atmiyor muyduk? Cekilen acilar, sikintilar bizim sivri yanlarimizi yontmuyor muydu? O zaman yazdiklarima bakiyorum, bir de simdikilere!!! Arada daglar kadar fark var. Hayat mi bizi bu hale getiriyor? Coluk cocuga karismak, dunya mesgalesi falan.....
Geriye donmek isteyenlerden degilim, her gecen gunun bana birseyler kattigina, guzellikler getirdigine inananlardanim. Ama bilmiyorum, sanki o coskunluktan eser yok. Ne yapmali acaba?
Bir nehir mi var, icine girip arinsak? Bir deniz mi var, icindeki baliklar gibi 'derya nedir bilmez' olsak? Aslinda o nehrin yine icimizde oldugunu da biliyorum. Ama sanirim o nehire dalamiyorum.
Bu gece vakti bu dusunceler alip goturuyor beni. Allah sonumuzu hayretsin.

32 yorum:

  1. suat kardeş...seni bire bir tanımam...Allah ağznın tadını da bozmasın. Ancak dışarıdan, yani en azından okuduğum kadarıyla, maneviyatı güçlü ve iç dengesini yakalamış bir kişi profili çiziyorsun...İş bu sebeple, şahsınla ilgili yaptığın tahlilin dönemsel ve geçici olduğu kanaatindeyim:)
    Allah sonumuzu hayretsin demişsin.
    Amin:))

    YanıtlaSil
  2. Amin ...Allah herkesin sonunu hayır etsin...

    YanıtlaSil
  3. Suat kardes.Kardes diyebilirmiyim ?. Yazini okudum gecen aylarda o eski günleri bende yazdim.Cogu kardesimiz zevkle okudular.Tabii biz insan oglunun aklinda o günlerin tatli taraflari kalir.Yoksa dengelerimiz bozulur.Eger bu günlerinde en güzel taraflarini ele aldigimiz zaman pek de okadar kasvetli olmadigini görecegiz hele hele ilerde ki bizi bekliyen güzellikleri düsününce pek daha güzellesecek.Yasamin en güzel tarafi icimizdeki inis cikislar onlarda olmasa yasadigimizin hic farkina varamayiz.Ben idda ederimki en güzel günler önünüzdeki günler olacaktir.
    Saygilarimla.

    YanıtlaSil
  4. Suat, içinde olduğunu düşündüğün süreç, hepimize olabiliyor bu yaşlarda. Ama bunun geçici olduğunu bilmelisin. Bir nehir dedin de, eski yazılarımdaki mitolojik nehri aklıma getirdin. Adı "Lethe". Bu nehrin suyundan içen insanlar sıkıntılarından kurtulur, kötülükleri unuturlarmış.
    Bir süre olduğu gibi bırakmakta fayda var bence.

    YanıtlaSil
  5. Suat bey,
    20 yaşında bir genç kız da sizin düşündüklerinizi düşünür, bilir misiniz? Hem de bu genç kız daha çoluk cocuğa karışmamıştır sizin gibi. O da beş sene önceki heyecanını özler, ama aynı zamanda bilir ki, beş sene sonra da şu andaki heyecanını özleyecektir...
    Hayat böyle, kabullenmek ve her zamanı kendi değerleri içerisinde yaşamak lazım herhalde.
    Sağlıcakla kalın.

    YanıtlaSil
  6. ayak uyduruyoruz,kendimizden çok şeyler alıp gitsede...

    YanıtlaSil
  7. Baver hocam
    bu donemsellik girdabindan ne zaman kurtulurum bunu dusunuyorum. Bu yazdiklarim bu aralar aklima gelen seyler degil, uzun zamandir benimle beraber. Insallah dedigin gibi bu tahlil donemseldir ve gecicidir.Tesekkurler.

    YanıtlaSil
  8. Gamzeli,
    tesekkurler. Son, onemli gercekten.
    Bakalim hayat bizi nerelere goturur?

    YanıtlaSil
  9. Erdil Bey,
    once hosgeldiniz diyorum. Rica ederim tabii ki 'kardes' diyebilirsiniz. Gelecek gunlerin guzellikler getirecegi umudu bizi yasatiyor zaten. Haklisiniz, umut yoksa hayat bitmis demektir. Tesekkurler.

    YanıtlaSil
  10. Deepness,
    o yazini okumustum ve cok begenmistim. Oyle bir nehir yok tabii, bunu biliyorum. Sanirim oldugu gibi birakmak en iyisi.Tesekkurler.

    YanıtlaSil
  11. Ibn-i Sina kardesim,
    haklisin, insan gecmiste yasadigi guzellikleri ozlemeden edemiyor. Aslinda benimkisi gecmise ozlem degil, neden o guzellikleri artirarak devam ettiremedim, bunu soruyorum kendime...

    YanıtlaSil
  12. .....
    Tam ayak uydurabiliyor muyuz acaba??? Veya bunu istiyor muyuz??

    YanıtlaSil
  13. Bu tip düşünceleri zaman zaman bir çoğumuz yaşamaz mıyız?Gayet normal.Ancak fazla takılıp kalmamak gerek.

    "Her şey zamanında güzel."Şahsen ben tekrar geçmişime dönüp yaşadıklarımı yaşamak istemem.Çok güzel anılarım da olmuştur muhakkak.

    Ne yapmalı?Geçmişi anmalı ders çıkarmalı,anı yaşamalı,geleceğe bakılmalı..Günümüz müsavi olmamalı..selametle..

    YanıtlaSil
  14. Suat kardesim,
    Insanin "ilk bastaki" heyecaninin bir sure sonra rutine donecegi soylenmistir. Bu tipki, Bedir'i kazanan sahabelerin, Uhud'da rehavete dusmesi gibi imis. (Boyle bir aciklama okumustum, yanilmiyorsam eger.) Bu rehaveti asabilene Mekke'nin fetih yolu acilirmis..

    Bize gelen, bize yazilandan baskasi degildir sonucta.

    Sabir, tevekkul ve umutla asilamayacak ne vardir su dunyada?
    :)

    YanıtlaSil
  15. Emircan,
    Bu tip dusunceler ara sira yoklayip gidiyor beni. Tabii ki, takilmamali ani yasamali. Maalesef her zaman olmuyor bu. Gunluk islerin hay-huyuna bulasip kendimizi kurtaramiyoruz. Rabbim sonumuzu hayretsin.amin.

    YanıtlaSil
  16. Tahin,
    Gidecek baska kapi yok muhakkak. Bu kapiyi calacagiz elbette. Neden bu rehavet diye soruyorum kendime. Herseye-herkese hayret nazariyla bakmayi bir basarabilsek...Sabir ve tevekkul lazim dedigin gibi.Tesekkurler..

    YanıtlaSil
  17. Beklicez ve görücez...Umarım istediğimiz yerlere götürür....

    YanıtlaSil
  18. "dalgalandım da duruldum" şarkısındaki mısralarını hatırlıyorum bazen bizlerde gün içerisinde dalgalanıp duruluyoruz hep

    YanıtlaSil
  19. Hepimizin böyle dönemleri olmuştur.Geçmişe özlem ve o günlere geri dönüp,o anları tekrar yaşama isteği,belki de hayat şartlarının getirdiği zorluk ve yorgunluktan kaynaklanıyordur bu hisler.Mesela;öğrencilik yıllarında hayata bakış açınızla,okul bittikten sonra gerçek hayata atıldığınızda ve bu hayatın zorluklarını gördüğünüzde bakış açınızda çok şey değişiyor.Geçen gün aynı konuyu konuşmuştum.Üniversitedeyken arkadaşlarımla bir lokantada yediğim yemek yada gittim bir sinemanın keyfini şu an bulamıyorum.Hayat mı bizi yordu,yoksa biz mi içimize kapandık bilemiyorum ama,büyük olasılıkla kendi iç dünyamıza çekilmemizin verdiği bir yorgunluk ve ağırlık var üzerimizde

    ve çok daha önemlisi sahip olduğumuz güzelliklerin,nimetlerin farkında değiliz aslında...

    YanıtlaSil
  20. Gecmisi ozlemeyen sansli insanlardan miyim, yoksa ozlenmeyecek bir gecmise sahip olan sanssiz insanlardan miyim acaba? Bardaga neresinden bakaram, orasindanim sanirim:)

    Gerci sans kelimesinin yer alamamasi gerekir bir lugatta ama, ben derdimi anlatabilmek icin kullanmak zorunda kaldim. Ne kast ettigim anlasilmistir inshallah:)

    YanıtlaSil
  21. Aslında ben de geçmişi düşündüğümde bir yumru gibi boğazıma oturan şeyleri görüyorum. Sahiciliğini yitirmiş bir dünyada yaşıyoruz artık. Herkes sahiciliğini arıyor bu yüzden. Brecht'in bir sözü aklıma geliyor; "eski iyi şeylerden değil yeni kötü şeylerden işe başlamak gerek" diye... Geçmiş güzel şeylere değil de şimdiki kötü şeyleri düzeltmek gerekiyor hayatımızda. Bir beş sene öncesini düşündüğümde kabul ediyorum heyecanlı günlerdi falan ama şimdi de o eski heyecanı aramak gerekiyor diye düşünüyorum. İnsan zaten sürekli arayış içinde olmalı.

    Ankara'ya gelmişsiniz bu arada. Bir gün çay içmeyi umut ediyorum sizinle. Hem bu yazınızın üzerine size hediye etmek istediğim bir kitap var.


    Selam ve dua ile...

    YanıtlaSil
  22. Suat kardeşim,
    Galiba burada seni en iyi ben tanıyorum ve benim tanıdığım Suat'da asla karamsarlığa düşmez. Askeriliğini bir düşün. Ne zaman bitecek derken, bitti ve üzerinden bir yıla yakın geçti. Eğer bir insan arayışa girmişse o, huzuru arıyordur ve o huzuru nerede bulacağını sen benden daha iyi biliyorsun. Geçmişi geri getiremeyiz, ancak geleceğimizi kurtarabiliriz. Geleceğimizin iyi olması dileğiyle...
    (Allah sonumuzu hayır etsin.)

    YanıtlaSil
  23. suat, kardeşim sen de bi kayboldun mu bulabilene aşkolsun !:)

    YanıtlaSil
  24. Gamzeli,
    insallah, dileklerimiz bu yonde..

    YanıtlaSil
  25. Hicanka,
    Su, gun icindeki batip cikmalarimizi hayretle izlemekteyim zaten. Habire dalgalaniyoruz ama ne zaman durulacagiz? Bilmem ki!!

    YanıtlaSil
  26. Nilufer,
    Once hosgeldin.
    Soylediklerin hemen herkes icin gecerlidir sanirim. Hayatin omzumuza yukledigi sorumluluklarin verdigi agirligi kaldirmaya calisiyoruz. Benim derdim de bu. Fakat oyle gorunuyor ki, yapacak pek fazla birsey yok. Allah bugunlerimizi aratmasin yine diyeyim.

    YanıtlaSil
  27. Tahin,
    ilk cumle cok can alici ve hos bir cumle olmus. Dolu-bos bardak konusu da ayri bir sey. Uygulamaya calissam da her zaman basaramiyorum.

    YanıtlaSil
  28. Alexandre bey,
    once hosgeldiniz diyorum.
    Tabii ki simdiki kotu seylerden baslamak ve onlari duzeltmek gerek. Gecmisimde kalan biri degilim, bu yazi sadece icimden gelenleri samimi bir sekilde yaziya dokmekti.
    3 aydir Ankaraliyim, ben de sizle gorusmek ve tanismak isterim. Bu arada kitabin ismini de merak etmedim degil :)
    Saglicakla.

    YanıtlaSil
  29. Cagatay
    Elbette karamsar degilim. Gelecek adina umutluyum. Herkes bir sekilde huzur soluklamak istiyor; kimi o sekilde kimi bu sekilde.
    Amin, Allah sonumuzu hayretsin.

    YanıtlaSil
  30. Baver Hocam,
    devamsizliktan kalacagim bu gidisle:) Bir aydir bekar hayati yasiyordum. Esim ve kizim geldi, onlarla ilgileniyorum, tabii bu duruma kizgin olan midem, 1 ayin acisini cikariyor bu aralar :))

    YanıtlaSil
  31. Bir ara haberleşip oturup çay içelim o zaman. Size gökkuşağının demli çayından ikram edeyim.

    Kitabı belki okumuşsunuzdur yada duymuşsunuzdur, Ve Sen Kuş Olur Gidersin adında bir öykü kitabı. Yazarı Tarık Tufan. Okumadıysanız beğeneceğinizden eminim.

    YanıtlaSil
  32. Alexandre bey,
    kitabi okumadim, sizle tanismak isterim. Blogunuz gorunmuyor. Mail atarsaniz haberlesebiliriz...

    YanıtlaSil